|
Rüya, hakikat âlemine açılan pencerelerden, olmuş ve
olacak hâdiselerin aynen veya bir kısım sembollerle
müşahede edilmesinden ibarettir. İnsan zihni, değişik
baskı ve şartlanmalardan uzak kaldığı ölçüde, her rüya,
ötelerden bir ışık, bir işaret gibi insanın önündeki
karanlıkları aydınlatıp, ona yol gösterebilir.
Rüyalarda göze, maddeye ve ışığa ihtiyaç duyulmadığı,
görülen şeyler basiret ve ruhun idrakiyle sezildiği
içindir ki, onlar çok defa insana, tasavvur edemeyeceği
kadar güzel ve geniş şeyler de anlatabilirler. Bir tek
rüya ile dün, bugün ve yarına dair kitaplara sığmayacak
kadar geniş malûmatın verildiği hiç de az değildir.
Rüya görmeyen insan yok gibidir. Bu itibarla da ona,
ruhun tabiî müşahedesi diyebiliriz. Bu müşahedeyle insan
âdeta cismaniyet çeperinin dışında ve tamamen ayrı bir
buudda yaşar ve aynı k |